4 Ekim 2012 Perşembe

Maliye Politikası ve Tavşan

Maliye politikasının dört temel alt politikası var: (1) Vergi politikası, (2) Harcamalar politikası, (3) Borçlanma politikası, (4) Diğer politikalar.


Vergi politikası, ekonominin gidişine göre vergilerin artırılması veya azaltılması biçiminde uygulanır. Artırma da azaltma da iki biçimde olabilir: Vergi oranları değiştirilebilir ya da kapsam değiştirilebilir. Vergi oranları ya da verginin kapsamı artırılırsa kişi ve kurumlara daha az harcanabilir gelir bırakılır ve bu yolla toplam talep denetim altına alınmış olur. Tersi yapılıp da vergi oranları ya da verginin kapsamı düşürülürse kişi ve kurumların elinde daha fazla harcanabilir gelir kalacağı için harcamalar ve bu yolla da toplam talep yükselir. İlki ekonomiyi soğutmak, ikincisi ise canlandırmak amaçlı kullanılabilir.

Harcamalar politikası kamu harcamalarının artırılması veya azaltılmasının ekonomide yaratacağı etkiler üzerine kurulu bir politikadır. Kişi ve kurumların harcamalarının ve dolayısıyla toplam talebin düştüğü bir ortamda kamu harcamaları artırılarak ekonominin canlanması sağlanabilir. Bu durumda eline fazladan para geçenler bu parayı harcayarak talep artışına ve o da üretimin canlanmasına etki yapabilir. Toplam talebin hızla arttığı bir ortamda ise bunun tersi yapılarak kamu harcamaları azaltılır ve kişilerin eline daha az harcanabilir gelir bırakılarak talep düşürülür.  

Borçlanma politikası, ekonomide talep artışına bağlı olarak aşırı canlılığın ortaya çıktığı hallerde, bir başka ifadeyle ekonominin ısındığı durumda, kamu borçlanmasını artırmak suretiyle harcanabilir gelirin düşürülmesini hedefleyen bir politikadır. Eğer tersi olmuş ve ekonomi soğumaya yüz tutmuşsa o zaman borçların erken ödenmesi yoluyla para piyasaya çıkarılır ve toplam talebin canlanması sağlanır.      

Bu üç temel politika aracının yanında teşvik politikasından dış ticaret politikasına kadar uzanan çeşitli alt politikalar da maliye politikasının araçları ya da alt politikaları arasında sayılabilir.

Uzun yıllar tek başına kullanılmış olan maliye politikası son otuz yılda yerini para politikasına terk etmiş görünüyor. Çünkü para politikası, maliye politikasının aksine geniş halk kitleleri tarafından kolayca anlaşılabilecek bir politika değildir. Zorunlu karşılıkları artırmakla vergi oranlarını artırmak arasında büyük bir fark vardır. İlkini anlayanların sayısı ikinciyi anlayanların yüzde biri kadar değildir. Böylece ekonomide yapılacak sıkılaştırmalar halkın gözünden daha kolay saklanabilir.  

Bütün bunları anladık ama başlıktaki tavşan ne oluyor diye sorarsanız o da ekonomi politikasının bir başka aracı oluyor. Diyelim ki bütçe açığını düşürmek istiyorsunuz ve ne kadar artırsanız da vergiler bu amaca hizmet etmiyor. İşte o zaman tavşanı şapkadan çıkarıyorsunuz. Türkiye’de son dönemde şapkadan çıkarılmış tavşanlar arasında özelleştirme, bedelli askerlik, vergi affı, yurtdışından getirilecek paraların affı ön planda yer aldı. Sırada 2B ve mütekabiliyet yasası var.

Dalgalı döviz kuru rejiminde doğrudan bankalara müdahaleye başlandığı anda şapkadan tavşan çıkarmak para politikasında da kullanım alanı buluyor demektir. İşte o aşamada bütün öteki politika araçlarının yerini şapkadan tavşan çıkarma politikası almış olur. Ne var ki bu politika sürdürülebilir bir politika değil. Yalnızca zaman kazandırıyor. Yapısal reformlar için bu yolla kazanılan zaman iyi kullanılamazsa şapkada tavşan kalmayabilir.

http://www.mahfiegilmez.com/2012/01/maliye-politikas-ve-tavsan.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder